MASKENİ TAK TATİLİNİ YAP


Kovid-19 Salgını, günden güne artan yeni vakalar ile Mart-Haziran arasındaki sürece göre daha tehlikeli hale geldi. Tehlike çanları ise artarak devam ediyor. Bu sürecin yaşanmaması için başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere bütün yetkililer ellerinden geleni yapıyorlar. Halkımızı, bu illet salgına hazırlıklı hale getirmek için her gün farklı iletişim araçları ile çok kez uyardılar ve uyarmaya da devam ediyorlar.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, enfeksiyon uzmanları, TV ekranlarında konuşan bilim adamları ısrarla tekrar ediyorlar.

Maske-Mesafe-Temizlik…

Diğer ülkelerden haberler ve görüşler aktarılırken de aynı üçlü karşımıza çıkıyor. Maske-Mesafe-Temizlik…

Çalışma alanım değil, uzmanlık alanım değil, üzerime vazife de değil. İçinde bulunduğumuz sürecin üzüntüsünden, kendimce ben de uyarmak için bu satırları sizlere ulaştırıyorum.

Sürekli okuyucularımdan ziyade; keşke maskesiz, mesafesiz ve kimseyi umursamadan şehirlerimizde dolaşan gençlerimiz, orta yaşlılarımız, vurdumduymazlarımız okusalar. Biliyorum ki okumayacaklar… Ne acı…

Kovid-19’a yakalanıp, yenmeyi başaranların anlattıklarını acaba şaka mı sanıyorlar?

Hemşire Funda Çekiç Kovid-19’u yendikten sonra şunları ifade ediyor: “Süreç çok zor ve sıkıntılıydı. Bunu konuşarak basite indirgemiş olacağım. 1 ay sürdü ama benim için neredeyse seneler gibiydi. Ailemden ayrıydım. Psikolojik açıdan özellikle çok yıpratıcıydı. İlk etapta ateş ve halsizlikle birlikte çok ciddi sırt ağrılarım oldu. Beşinci günün sonunda artık her şey yolunda gidiyor derken solunum sıkıntım oldu. Taburcu edilmem planlanmıştı. Tat ve doku kaybıyla birlikte, solunum sıkıntısından dolayı yatış sürem uzadı. Ateşimin ilk çıktığı akşam bir şeyler olduğunu hissettim. Durduk yere bir insanın ateşi çıkmamalıydı çünkü işin içinde olduğumuz için ters giden bir şeyler olduğunu hissettim. O gece itibariyle eşimle ilk önce odalarımızı daha sonra evimizi ayırmak zorunda kaldık. Eşimin kalp rahatsızlığı var. İlk pozitif çıktığımda en çok korktuğum yine eşime bir şey taşımaktı. Çok şükür ona bulaş olmadan bu süreci geçirdik ama 1 ay ayrı kalmak zorunda kaldık.”

Evet, hemşire Funda yenmeyi başarmış. Ya başaramayanlar!

Çocuklarınızdan uzak bir hastane odasında, bir evde kalmanın psikolojisi ve ölüm korkusu da mı korkutmuyor?

Çocuklarınızın geleceği, sizsiz onların ne yapacağı umurunuzda değil mi?

Ananızın, babanızın, eşinizin, çocuklarınızın, akrabalarınızın sağlığı bir anlık dikkatsizlik sonucu size bağlı. Bunun psikolojik etkisini hissetmiyor musunuz?

Kimin bu virüse yakalanacağının kimin yakalanmayacağının garantisi yok. Çocuk da olabilir, yaşlı da…

Hangi vücuda girip hangisini yenecek belli değil.

Sadece edinilmiş tecrübeler var. Bizlere bilgi diye verilenler bunlar. Nerede bulaşacak belli değil.

Yoğun bakıma girip solunum cihazına ihtiyacınız olduğunda nefes alınamıyor. Ciğerler iflas ediyor. Kurtulsak bile ciğerlerimiz eski ciğerlerimiz olmayacak. Yalnız başımıza bir odada kapalıyız…

Tanıdığım birisinin yaşadığı bir örneği vereyim. Bir hastanede, başka bir rahatsızlığın tedavisi ile uğraşırken, Kovid-19 pozitif çıkan bir genç kardeşimiz var. Bütün ailesi karantina altında. Kendisini ziyarete giden akrabaları karantinada. Herkes bir odada tek başına. Kimse görüşmüyor, kimseyle güreşemiyorlar, bekliyorlar, korkuyorlar…

Maskesiz, mesafesiz, hijyensiz kimseyi dikkate almayanlar… Nelere sebep olacağınızı keşke bilseniz!

İlkokuldan üniversiteye kadar bütün okullar sizin yüzünüze açılamayacak.

Örneğin Antalya sahillerinde maskesiz bir oyana bir bu yana gidip gelenler…

Denizlerde bütün kuralları yok sayanlar…

Eğlence merkezlerinde köpüklü şovlarına devam edenler…

Vur patlasın çal oynasın eğlencelerine devam diyenler…

Birileri sizlere yaklaşıp maskeni tak diye uyarsa, uyaranların dayak yemesi an meselesi. Halk otobüslerindeki maskesiz yolcuların gösterdikleri tepkiler buna örnek…

Bilim adamlarının ifadelerine göre, maske takmak sokağa çıkma yasağı etkisi gibi. Bunu başarırsak şunları söylemek zor değil.

Maskeni tak tatilini yap.

Maskeni tak okuluna git.

Maskeni tak üniversitene git.

Hep birlikte maskemizi takıp, mesafemizi koruyup, hijyenimize dikkat edelim.

Previous ÜÇ GÜNLÜK TARIM İZLENİMLERİ
Next HERKES KENDİ MESLEĞİNİ YAPMALI

No Comment

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir