MAAŞTAN FAZLA KİRA ARTIŞI OLURSA…


Son günlerde iğneden ipliğe her şeye zamlar gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl ile bu yılı karşılaştırmaktan korkar haldeyiz.

Köylerin içlerine kadar sokulan bana göre üçüz kardeşler, bazılarına göre dördüz, bazılarına göre de beşiz marketlerdeki fiyatları bizlerin kontrol edebilmesinin ihtimali kalmadı.

Ayçiçek yağı nereden nereye geldi izini süremiyoruz. Kesme şeker, toz şeker, ne kadar gıda ihtiyacımız varsa zamlı tarifeden satılıyor.

Bir ekmeğin fiyatı 3 TL olmuş durumda. Sabahların ucuz kahvaltısı simit 3.5 TL. Maske fiyatları her hafta 2-3 TL artmaya devam ediyor. Toplu taşıma fiyatları aldı başını gidiyor.

Elektrik faturaları can yakmaya başladı. Geçtiğimiz ay doğalgazdan dolayı az elektrik tükettiği için 150 TL fatura ödeyen bir ailenin yeni faturası 300 TL oldu. Elektrik tüketimi 500 lira olanlar ise 1000 lirasını ayırıyor.

Tarımsal üretimdeki kriz kapıda. Herkes elindeki var olan ürünleri kullanıyor ya da zirai ilaç bayilerinin stokundan aşırı zamma maruz kalmadan devam ettiriyorlar. Bir de üretim sezonun ortasındayız. Yaz aylarında tarım sektöründen ciddi sıkıntılar yansıyacak gibi.

Gübre fiyatları aşırı artmış durumda. Plastik sera örtülerinin fiyatı 50 TL’yi geçmiş durumda. Petrol ürünlerine bağlı olduğundan fiyatlarında düşüş de beklenmiyor. Tarım ilaçlarının fiyatları hızla artıyor. Fide, tohum masrafları yeni üretim sezonuna yaklaşılamayacak hale gelecek.

Zamlı tarifeli ürünleri, hizmetleri, say say bitmiyor.

Son bir zam örneğini konut kirasından verelim. Birkaç gün önce bir arkadaşım aradı, “Bana acil kiralık ev lazım, bildiğin bir yer var mı?” dedi. Hayırdır, senin oturduğun eve ne oldu demeye kalmadı, ev sahibinin ifadelerini sıraladı.

-Ev kirasını önümüzdeki aydan (Şubat) itibaren 3500 TL yapıyoruz.

Fiyat artışı nereden nereye biliyor musunuz? Oturulan evin kirası Antalya’nın Toros Mahallesinde 1300 TL’en 3500 TL’ye çıkarılıyor. İstenilen artış miktarı 2200 TL. Yanlış okumadınız, yapılan memur maaşından daha fazla.

Ev sahibi pazarlığı da kabul etmiyor. Bulunduğunuz bölgede kiralar 3500 lira, ya kira ya da çıkın evden diyor.

Kiracıyı çıkarmak kolay değil, çıkaramaz, şikayet etsin gibi ifadeler boşuna. Alnının akıyla devletine hizmet eden bir memurun, bir asgari ücretlinin ya da herhangi birinin düştüğü/düşeceği bu konum hiç hoş değil. Bu arada daire fiyatları da memur maaşları ile alabilmenin çok ötesinde.

Zamların karşısında asgari ücret arttı. Asgari ücret 4253 TL oldu ve asgari ücretliler bir nebze de olsa rahatladılar. Memur maaşlarına %30 oranında zam geldi. Bu ay ilave %2.5 daha zamlı maaşlara kavuşacağız.

Devletimiz çalışanlarını, elinden emeklileri mağdur etmemeye çalışıyor. Enflasyon altında ezdirmemeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi zamlı ürünlerde fahiş artışlar var, bunu görebiliyoruz. Dolayısıyla fahiş fiyatlara paralel enflasyon fazlalığı da var. Devletimizin ekonomik mücadelesini destekliyorum ve el birliğiyle destek olmamız gerekiyor.

Ancak beklediğimiz, göremediğimiz, hissedemediğimiz bir konu var.

DE-NE-TİM…. YETERLİ DENETİM YOK…

Denetim yapıyoruz diye resim paylaşımlarının ortama yansıyan bir etkisi yok. Bazı market zincirlerine cezalar kesilmişti. Değişen bir şey yok.

Eğer bir aileye gelen maaş artışından fazla zam varsa, o aile geçimini nasıl sağlayacak? 2200 TL kira artışına 500 lira da elektrik faturası ekleyelim. Diğer zamları eklemeye bile gerek yok.

Peki bu denetimler ne zaman yapılacak? İlgili kurumlarımızın denetim yapacak yeterli personeli olduğunu düşünüyorum. Eğer bürokrasinin denetim için kendiliğinden harekete geçeceğini düşünürsek yanılabiliriz.

Vakit kaybetmeden kontroller, denetimler sağlanmalıdır.

Unutmayalım, yapılan denetimlerle bazı menfaat grupları hariç her kesimin cebine nakit para girişi olacaktır.

Previous Kontrolsüz Fiyatlara Tarım Kredi Kooperatifleri Çözüm Olamaz mı?
Next Ormanlık Alanları Temizlemesini de Bilelim