Ormanlık Alanları Temizlemesini de Bilelim


Lider Gazetesi’ne bazı “ormanlık alanların içler açısını” birinci sayfadan gündeme taşıdıkları için teşekkür etmek istiyorum. Döşemealtı ilçesinden örnekler verilen haber inşallah insanlarımızı daha duyarlı hale getirir.

Haberde de bahsedildiği gibi geçtiğimiz yaz aylarında Antalyamız çok büyük yangınlara maruz kaldı. Yangınların çoğunun kasten çıkarıldığını biliyoruz. Yanan ormanlarla, orman köylerindeki yerleşim yerleriyle, canlılarla beraber adeta biz de kavrulduk.

Yeni yangınların çıkmaması için şimdiden önlemlerin alınması gerekiyor. Kundaklamaya karşı kamerasından, çitlere, yolundan, kapısına kadar yapılabileceklerin hepsi yapılmalıdır.

Çıkan yangınların söndürülmesi için helikopter, uçak, arazöz ve itfaiye aracı ihtiyacı karşılanmalıdır.

Ormanlık alanlar için temizlikle ilgili önlemlere de ihtiyaç var. Orman alanlarında bulunan antik şehirleri zaman zaman ziyaret ediyoruz. Doğa yürüyüşü için zaman zaman ormanlara gidiyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Doyuran Göleti ve civarını gezdik. Orman içerisinde terkedilmiş keçi ağılları vardı. Bu ağılların atıkları da hala duruyor.

Gezdiğimiz yerlerin büyük çoğunluğunda kirlilik ile karşılaşıyoruz. Piknik atıklarını sık görüyoruz. Sadece gıda atığı da değil. Örneğin yanmış kömür…

Geçtiğimiz hafta, Döşemealtı’nda Duacı Köyünden ormanlık alan içerisinden, otomobil ile şehre doğru gelirken piknikçilerin kirliliklerini gördük.

Termessos’a gittiğimizde plastik su şişeleri, atılmış cam şişeler, cam kırıklarını etrafta görebiliyoruz.

Düzlerçamı’nda mantar ve bazı bitkileri toplamaya gidenlerin bıraktıkları atıklar yerinde duruyor.

Kirlilik görsel olarak bizlere itici geliyor. Şehrimize gelen yerli ve yabancı turistlerin de aynı manzarayla karşılaşması olumsuz bir algı ortaya çıkarıyor.

Konunun bir de yangın boyutu var.

Dökülen yaprakların oluşturduğu ortamda, cam kırıklarının mercek etkisi orman yangınlarına neden olabilir. Kurumuş atıklar yangının ilerlemesine neden olabilir.

Sahip olduğumuz doğal zenginliklerin kıymetini bilmeliyiz.

Orman alanlarımız akciğerlerimiz gibi.

Daha duyarlı olarak bunu başarabiliriz. Yetkililerimiz de daha katı önlemler almalıdır.

Previous MAAŞTAN FAZLA KİRA ARTIŞI OLURSA…
Next Öğretim Üyesi Eksik Olan Birimlere Çözüm