TARIMI GELİŞTİRMEK, TARIMA ZARAR VERMEMEKLE BAŞLAR


Ramazan Bayramı’nı sokağa çıkma yasağı nedeniyle arefe günü ile birlikte 4 gün evlerimizde geçirdik. Haliyle bol bol haber ve tartışma programlarını izleme şansı bulduk. Öyle ya da böyle konuşmacıların bazıları sözü tarıma ve önemine getirip tavsiyelerde bulundular.

Şahsen bu hafta tarımla ilgili neyi satırlara döksem, sektöre nasıl faydam olur diye düşünürken, Beyaz TV’de tarım konuşulan bir programa denk geldim. Tarımın Türkiye için önemli olduğuna vurgu yapılırken, konuşulanlar beni ziyadesiyle şaşırttı.

Açıkçası tartışmaya mahal vermemek için konuşmacı/konuşmacıların isimlerini yazmayacağım. Konu genetiği değiştirilmiş bitkiler, sebzeler, meyveler, hayvancılık, tohumculuk, çilekten böcek çıkması şeklinde o yandan bu yana dolaştı durdu.

Tarımın konuşulduğu bir yerde, konuşanların tarım dışından olduğunu söylemeye gerek yok, zaten tahmin edersiniz. Tarımın ehemniyeti sağlıkla ilişkilendirilince, alıcısı çok olduğundan olsa gerek, hibrit tohumlar hakkında çok önemli eleştiriler getirildi. Hibrit tohumdan bir daha bitki elde edilemiyordan başlandı, devam etti de etti…

Neler oluyor, bu ifadeler yanlış, sektöre zarar verecek derken, yerli tohum ve yerel tohumun aynı şey olmadığından bahsedildi. Tamam, işler düzeliyor diye düşündüm. Yerel tohumların hibritleme yapılarak (aslında öyle kolay değil) kendi çeşitlerimizin elde edilmesinden bahsedilince de sevindim. Ama çok geçmedi, araya çilekten çıkan böcek girdi, sonra tekrar hibrit tohumlardan bahsedildi ve yine günah keçisi oldu…

Salı gün ise Hürriyet Gazetesi ve Haber Türk Televizyonu başta olmak üzere birçok yayın organında içinden böcek çıkan çilek haberleri yer aldı. Haberin kaynağı yurt dışından bir kadının “tiktok” uygulamasına yüklediği video. Tuzlu su içerisine çilekleri bırakıyor, böcekler çilekten çıkıyorlar. Böceğin bir tanesi kırkayak denilen böcek. Bunun çileğin içinde olma şansı zaten yok…

Aynı haberle ilgili internet yayınlarına bakıldığında ise Gastronomi ve Gıda Mühendisliği alanında çalışan bilim adamlarının görüşüne başvurulmuş. Aslında Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümlerinde böcekler konusunda ya da çilek konusunda uzman hocalardan veya tecrübeli ziraat mühendislerinden görüş alınmalıydı.

Açıkçası tarım konusunda yapılan bunca olumsuz haberlere verilen tepkilerden sonra tecrübe kazanılmış olmalıydı. Yayından önce konunun uzmanından görüş almak çok mu zordu? İnsanların sağlığına önem verdiği bu günlerde böyle bir haberden reyting beklemek doğru mu?

Bizlere kimse sormadı. Fakat meraklısı için konuya kısaca değinmek istiyorum. Kültür bitkileri; yetiştiricilik yapılan mevsimlere, aylara ve koşullara göre değişmekle birlikte bazı böceklerin konukçuluğunu yaparlar. Bu böceklerin türü ve özellikleri kültür bitkilerine göre değişir. Elmada elma iç kurdu olarak karşılaşılırken, domateste yeşil kurt veya son zamanlarda Tuta kelebeğinin larvalarını görürüz. Lahanada çoğunlukla tırtıllarla karşılaşırken, bazen de yapraklar arasında salyangozlara denk geliriz.

Kiraz sinekleri kirazlarda kurtlanma yapar, zeytin sinekleri zeytinlerde. Patlıcanda, armutta, Trabzon hurmasında, biberde, mantarda ve birçok sebze ve meyvede çilekten çıkan kurtların benzerleriyle karşılaşırız. Bu kurtlanmanın bir kısmına kelebekler, bir kısmına ise sinekler sebebiyet verir.

Sinek ya da kelebek bu bitkilerin çiçekleri ya da erken aşamada meyveleri üzerine yumurtalarını bırakır. Yumurtalardan çıkan larvalar meyvelerin içerisinde kurtçuk olur. Bunları önlemenin yolu uygun zamanda, uygun ilaç ve dozla mücadele etmektir.

Haber Türk TV’de sunucunun yorumu “Görünüşe bakılırsa çilekten de uzak duracağız.” şeklindeydi. İçerisinde kurtçuk olan meyveleri değil de sağlam olanları seçerseniz uzak durmanıza gerek yok. Zaten kurtlu çileği de zor bulursunuz.

Bu arada hibrit tohumda bilgi karmaşası yaşayan konuşmacı çileğin organik olmasını istemişti. Yani herhangi kimyasal girdi kullanılmadan, tarım ilacı uygulanmadan üretilen çilek istiyormuş. Organik çileklerde kurt olmuyor mu? Bilmeyince olmuyor demek ki!

Ülkemizde aynı deneyi yapan birçok kişi, böceklerle karşılaşmadıkları videoları paylaşmaya başladılar. Nafile…

Bu olumsuz havayı gidermek için artık birçok habere ihtiyacımız var. Yani “tiktok”dan paylaşılan videodan afilli haberler vereceğiz diye çilek üreticisini kurban verdik. Keşke nasıl üretildiğini ve üreticisinin çoluğunu çocuğunu düşünseydik.

Yıllar önce, özellikle büyük gazete ve televizyon kanallarının, tarım haberleri için ziraat mühendisi çalıştırmaları gerektiğini yazmıştım. Keşke o yazıları bulup paylaşabilsem. Şimdi de İletişim Fakültelerinin Gazetecilik Bölümlerinde tarımsal üretimle ilgili bir dersin okutulmasını öneriyorum. Tarım haberleri için her iki sektöre de büyük katkısı olacaktır.

Unutmayalım; Tarımı Geliştirmek, Tarıma Zarar Vermemekle Başlar…

Previous TARIM ÜRÜNLERİNE ÜST VE ALT FİYAT SINIRLAMASI GELMELİ Mİ?
Next GELECEĞİMİZ İÇİN SIFIR ATIK KONUSUNU BOŞ GEÇMEYELİM

No Comment

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir