AKADEMİK TEŞVİK İSRAFINA ÖNLEM ALINMALI


Yazının başlığını görünce Akademik Teşvik Yönetmeliğinin içeriğiyle ilgili bir şeyler yazacağım düşünülmesin.

Son yıllarda kongre bildirilerinin genişletilmesinden elde edilen kitap bölümleri, alt editörlerin kabul edilmemesi, bilimsel yayınlardaki hakemliklerin kabul görmemesi, Yükseköğretim Kurumları tarafından desteklenen projelere önem verilmemesi, teşekkür belgelerinin kapsam dahile alınması ve benzeri konularla ilgili yazılacak çok şey var. Ancak bu konuda daha önceden görüşlerimi yazdım.

Bu yazının konusu israf. Kağıt israfı. Zaman israfı. İşgücü israfı…

Üniversitelerde görev yapan akademik personellere, her yılın sonunda yıl içindeki performanslarına göre verilecek ek ücretler belirleniyor. Teşvik alınabilecek her performansın ispat edilmesi gerekiyor. Bunları belirlemek için de herkesten bir yığın evrak isteniyor.

Sürecin işlemesiyle ilgili kısaca bilgi verelim. Performans ile ilgili bilgilerin öncelikle Yükseköğretim Bilgi Sistemine (YÖKSİS, https://yoksis.yok.gov.tr) girilmesi gerekiyor. Sistem bu bilgilerin çoğunu otomatik olarak güncelliyor ve puanları hesaplıyor. Son olarak başvuru formu şeklinde bir çıktı alınıyor.

Bu forma ispat edici fotokopileri ekliyoruz. İlk olarak çalıştığımız birime teslim ediyoruz. Burada evraklar doğru mu değil mi inceleniyor. Daha sonra bir üst birime gönderiliyor. Oradan Üniversitelerin inceleme komisyonlarına gidiyor. Sonra da alınan puanlar ilan ediliyor. İtiraz edilirse yeniden inceleniyor. İncelemeler layıkıyla mı derseniz, komisyondaki kişilerin görev bilincine bağlı diyebilirim.

Bana göre; kağıt israfı, zaman israfı ve iş gücü israfı var diyorum. Neden mi?

Teşvik performansı ile ilgili bilgiler YÖKSİS’e giriliyor ve birçok yayın dijital olarak karşımıza geliyor. Online olarak güncellenmeyenlerin yapılması da çok zor değil. YÖK tarafından rahatlıkla sağlanabilir.

Ayrıca bilim insanlarının görevi gereği zaten YÖKSİS sitemini güncellenmesi gerekiyor. Buna rağmen, kendi sistemimize başka bir ifadeyle bilim insanlarımıza güvenmeyip belgeli ispat istiyoruz. Herkese güvenilmemesi gerektiği ise ayrı bir konu. Suistimalcilere karşı denetim mutlaka olmalıdır. Bunu dijital ortamda da sağlayabiliriz. YÖKSİS üzerinden önlem alınabilir.

Yani dijitalleşme çağında, dünyanın giderek dijitalleşeceğinin bilindiği dönemde, basit işler için hala fotokopi istiyoruz. Fotokopi kağıtlarının bir paketinin 74 TL olduğunu biliyoruz değil mi? Binlerce akademisyen bu pahalı kağıtlardan kullanacak. Bu belgeler toplanacak, daha sonra bir odada bir süreliğine depolanacak.

Bu israfın akademisyenin cebine de, üniversitenin ekonomisine de ve nihayetinde ülkemize de zararı var.

İspat için fotokopi kağıtları hazırlanırken harcanan zaman ve işgücü ise israfın bir başka boyutu. Basit şekilde önlenebilecek bu israfın üzerinde azıcık düşünmek yeterli olacaktır. Dijitalleşme çağında gereksiz israfının önüne geçmeliyiz.

Previous KÜÇÜK ÜRETİCİLERİ DESTEKLEMEYİ UNUTMAYALIM
Next FİYATLARI DÜŞÜRMEYİ KİM HATIRLATACAK?