2020 PATARA YILI HAYIRLI OLSUN


Başta Antalyalı turizmciler olmak üzere bütün sektör Patara’yı konuşuyor ve Patara ile umutlanıyor. 2020 yılı Patara yılı ilan edildikten sonra bilmeyenler Patara’nın nerede olduğunu araştırmaya başlarken, gidip görenler ise benim gibi çoktan hak ettiğini düşünüyor.

Likya Birliği’ne başkentlik yapan ve Dünya’nın en eski demokratik meclisine sahip olan Patara, 6 bin yıllık kalıntılarıyla, en eski liman feneriyle, telgraf merkeziyle geçmişten geleceğe göz kırpmaya devam ediyor. Bu antik kent Gelemiş Ovası’nda yer alıyor ve bu ova ailem açısından büyük öneme sahip bir yer. Çünkü aile büyüklerimiz 1800’lü yıllarda Gelemiş Ovası’ndan (Kınık) Finike’ye taşınmışlar. Akrabalık ilişkileri giderek zayıflamış olsa da bir kısmı hala orada yaşıyor. Geçen Yaz Patara, Xanthos, Letoon şehirlerini ve diğer antik kalıntıların sergilendiği alanları görme şansımız oldu. Dünya’nın ilk demokratik meclis binasına bir kuşluk vakti ulaşıp, güneşin yakıcı sıcaklığı altında bölgeyi dolaşıp hatıra resimleri çekmiştik. Yaptığımız bilgilenme okumalarıyla birlikte, gördüklerimiz karşısında oldukça etkilenmiştik.

Resim: Halil Demir

Likya Birliği’nin oy hakkına sahip 16 şehrinden birisi olan Patara’yı, mitolojik öykülere göre su perisi Lykia ile Apollon’un oğlu Paturus’un kurduğu söyleniyor. Apollon, Artemis ve Noel baba burada doğmuş. Büyük İskender her yere gitmiş de buraya gelmemiş mi, burasını da kuşatmış. Patara’da birçok eser gün yüzüne çıkarılmış durumda. Antik tiyatro, ana cadde, hamamlar, bazilika, kliseler, Patara takı, Neron deniz feneri bunlardan bazıları.

Giderseniz, sıcak yaz aylarında şehri gezerken güneşin etkisini Akdeniz’in sularında hafifletebilirsiniz. Ayrıca caretta carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerde olduğunuzu da unutmayın.

Romalılar döneminde ticaret açısından önemli olan Patara, bu durumunu Bizanslılar döneminde de sürdürüyor. Tarihi açıdan dikkat çekici özelliği Osmanlılar ve nihayet günümüzde de devam ediyor. Antalya Valisi Münir Karaoğlu bu konuda şunları söylüyor:

“Fatih Sultan Mehmet döneminde, Cem Sultan’ın Patara’ya gelerek Rodos’tan gelen bir heyetle görüşüyor. Daha sonra 2. Abdülhamid Han döneminde, Osmanlı’nın ilk telsiz telgraf istasyonu da Patara’da inşa edilmiş. Çünkü Kuzey Afrika ile Anadolu’yu en kısa yoldan birleştiren nokta Patara’dır. Bugün de Türkiye ile Libya Hükümeti arasında yapılan anlaşmada da yine irtibatı sağlayan nokta Kaş-Patara bölgesidir. Telsiz telgraf istasyonları ve o gün var olan 5 telsiz telgraf kulesinden biriyle ilgili çalışmalara başladık. İnşallah telsiz telgraf binalarını ve lojmanlarını Türkiye’nin çok önemli bir telsiz telgraf müzesine dönüştürmüş olacağız.”

Evet, 2020 yılı Patara yılı ilan edildi. 2019 yılında 500 bin kişinin ziyaret ettiği bu güzide antik şehre gelenlerin katlanarak artacağını ümit ediyorum. Şuanda kazı başkanlığını yapan Prof.Dr. Havva İşkan Işık hocamız bu emeği Twitter’da paylaştığı iki resimle şu şekilde özetliyor:

Pataranın gelecekteki iki Kazı Başkanı, Prof.Dr.Fahri Işık Erzurum Atatürk Üniversitesinden, Doktora Öğrencisi Havva İşkan Marburg Üniversitesinden gelerek ilk kez 1981 yılınının deli sıcak bir Ağustos gününde Patara’ya ayak bastılar.”

İşine aşık hocalarımız, o günden bu güne deli sıcaklara aldırmadan Akdeniz Üniversitesi çatısı altında kazılara devam ediyorlar. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Sabrınıza sığınarak kendileriyle ilgili aşağıdaki teşekkür mesajlarına yer vermek istiyorum.

Rektörümüz Prof.Dr. Mustafa Ünal yayınladığı mesajda: “Antalyamızın önemli kültür miraslarından Patara’nın arkeolojik ve tarihsel değerlerinin gün yüzüne çıkarılmasında emeği geçen, öğretim üyemiz, Patara Antik Kazıları Başkanı Prof.Dr. Havva İşkan Işık başta olmak üzere, tüm kazı ekibine ve şehrimizin tanıtılmasına her zaman öncülük eden Valimiz Münir Karaloğlu’na teşekkür eder, ayrıca bizlere bu gururu yaşatan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunarım.”

Emeği geçenlere hakkını teslim etme açısından bu önemli mesaja Havva hocamız ise aynı güzellikle cevap veriyor: “Üniversitemizin aydınlık yüzü Sayın Rektörüm, 30 yılımı onurla, sorumlulukla ve çok çalışarak geçirdiğim bu eşsiz kurumun ilk kazısıydı Patara. Şimdi Dünya bu kazının paydaşı Üniversitemi Patara üzerinden hep gündeminde tutacak. Sonsuz teşekkürler.”

Demek ki kurumuna aidiyet duygusu içinde samimiyetle verilen emekler illaki karşılık buluyor. Bu gelişme ile bir üniversitenin bulunduğu şehre katkı koyması bakımından güzel bir örnek yaşıyoruz. Daha da artarak devam etmesini diliyorum.

Patara görmeye değer bir antik şehir. Patara yılı dolayısıyla mutlaka daha da güzelleşecektir. Görme fırsatını sakın kaçırmayın.

Previous Prof.Dr.BURHANETTİN HACICAFEROĞLU ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
Next KORANAVİRÜS TÜRK TARIMININ ÖNEMİNİ ORTAYA KOYDU

No Comment

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir